Uzun Yaşamanın Sırları. 170 Yıl Yaşayan Hunzalar

0

Uzun yaşamanın sırları nelerdir? Uzun yaşamak genetik mi? Bakın Hunza Türkleri nasıl 170 yıl yaşıyorlar? Geçmişe baktığımızda atalarımızın ve dedelerimizin daha uzun ve sağlıklı yaşadıklarını görürüz. Özellikle Türklerin, atalarının bu uzun ve sağlıklı yaşam koşulları çeşitli araştırmalara da konu olmaya devam ediyor. 

Uzun yaşamanın sırları Hunza Türkleri’nin varlığı ile Tüm dünyada dikkat çekici bir konu haline geldi. Çin ile Hindistan arasında Pakistan’ın Keşmir kentine yakın yaşam süren Hunza Türkleri, Köken olarak Hun Türkleridir. Yaklaşık 170 yıl yaşıyorlar. Ortalama yaşam süresi ise 110 ile 120 yıl arasında Hunza Türkleri için 65 yaş ise orta yaş sayılıyor. Bir kişi 100 yaşında vefat ederse bu genç yaşta vefat anlamı taşıyor. Kadınlar 65 ile 90 yaş arasında anne olabiliyor. İçlerinde kanser olan yok. 

Uzun Yaşamanın Sırları Var mı? Hunza Türkleri Bunu Nasıl Başardı?

Ortalama yaşam süresi 120 yıl Pakistan da ise ortalama ömür 67 yaş civarındadır fakat Hunza Türkleri bu ortalamanın oldukça üstünde. Yüz yaşında bir insan çok da yaşlı sayılmıyor. Hatta o yaşta bile elden ayaktan düşmüş değil gayet dinç ve kuvvetli oluyorlar. ‘Ne yersen osundur’ diye bir laf vardır. Hunza’ların sağlıklı ve uzun yaşam ömürlerinin ardında da beslenme alışkanlıkları yatıyor.  

Yemek için yaşamıyor aksine yaşamak için yemek yiyorlar. Günde iki öğün besleniyorlar. Sabahları zengin bir kahvaltı, Gün batımında ise akşam yemeği yiyorlar. Diyetleri ise tamamen doğal yiyeceklerden oluşuyor. Peynir, süt, tahıl, sebze ve meyve den oluşuyor. Tamamen doğal ve hiçbir kimyasal ve katkı maddesi bulunmuyor. Hunza Türkleri için altmış yaşından sonra anne olmak son derece normal belki son derece şaşırtıcı gelebilir ama Hunza Türkleri altmış ile doksan yaş arasında hamile kalabiliyor ve çocuk sahibi olabiliyorlar. Tabi ki bunun sebebi o yaşlarda hala sağlıklı ve dinç olabilmeleri.  

Kanser Olmamak Mümkün mü? Hunzalar Neden Kanser Olmuyor?

Kanser nedir bilmiyorlar. Hiçbir kanser vakası görülmediği gibi sık rastlanan diğer hastalıklarda görülmüyor. Bunun nedenleri; denizden 6 bin metre yükseklikte, çok yüksek oksijenli yer olması yine buz gibi su içip kendi ekip biçtiklerini yemeleridir. Çok fazla meyve tüketiyorlar. Bu sayede yüksek derecede  b17 vitamini alıyorlar.  

Hunza Türklerinin etli ve baharatlı yemekleri ünlüdür. Sadece kendi ürettikleri sebze ve meyveleri tüketiyorlar ayrıca yemek porsiyonları oldukça ufak yani az yiyorlar. Yemeklerinin büyük bir kısmını arpa, darı ve kara buğday oluşturuyor. Yedikleri tüm sebze ve meyveleri çiğ tüketiyorlar. Sebzeleri bazen çok az pişiriyorlar. Hatırlanması gereken önemli bir şey Hunza Türklerinin tamamen vejeteryan olmasalar da etin günlük yiyeceklerinin ufak bir kısmını oluşturmasıdır. Çoğunluğu hafta sadece bir kez et yiyor.  

Hunza Türkleri asla tembellik etmiyor ve aktif yaşıyorlar. Coğrafi şartlar ve iklim değişikliği veya bilinemeyen nedenlerden ötürü Sibirya ve bugünkü Rus düzlüklerinden orta Asya bozkırlarına indiği düşünülen Türk kabilelerinin büyük bir kısmı yerleşik ve ormancılık hayatından bozkır hayatına geçmişlerdir. Bir şekilde bozkır hayatına adapte olmuşlardır.  

Hunza Türklerinin Genç Kalma Sırrı

Hunza Türkleri genç kalmalarının diğer bir sırrı ise sürekli hareket etmeleridir. Dağlarda yürüyüş yapıp tarlalarda da çalışıyorlar. Bizim gibi film izlemek boş boş oturmak gibi adetleri yok. Hunza vadisindeki dağlardan gelen tertemiz havayı soluyorlar ayrıca belirli yoga tekniklerini kullanıyorlar. Nefes alırken yoga benzeri nefes tekniklerini kullanıyorlar. Böylece sağlıklı bir vücut ile yaşamlarına devam ediyorlar.

Yılda iki ila dört ay sadece kayısı ile besleniyorlar. Her yıl iki dört ay arası değişen süre zarfında normal beslenme alışkanlıklarını terk edip kurutulmuş kayısı suyu ile besleniyorlar. Bu çok eski bir gelenek fakat Hunza Türkleri bugün hala bu adete devam ediyor. Bilim adamlarının söylediğine göre bu bir çeşit detoks etkisi gösteriyor ve sağlıklarını olumlu etkiliyor.  

Genç bir cildin sırrı buzul dağından gelen suyu içip bu suyla yıkanmak. Sadece dağ buzullarından gelen saf suyu içiyor ve bu suyla yıkanıyorlar. ‘Tumuro’ adı verilen bir bitkinin çayını içiyorlar. Tabi bu çayı da saf suyla yapıyorlar. Ciltlerinin gençliğini de yine bu bitkiye ve suya borçlular. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin