Savaş Taktikleri ve Savaş Tarihinde En İlginç Kararlar

0

Savaş taktikleri ve en ilginç savaş kararlarını derledik. Kendi hayatımızda kuralları biz koyarız, biz yaşarız ve bedelini biz öderiz. Bu bizim hayattaki duruşumuz,varlığımız, ispatımız ama varlık sahnesinde verilen kararlar kimi zaman on binlerce insanı kimi zamansa tüm dünyayı etkilemiştir.

Tarık Bin Ziyad’ın Savaş Taktikleri ve Kendi Gemilerini Yakması

Emeviler on iki bin kişilik küçük sayılacak orduyla ispanya kıyılarına çıkarma yapmıştı. Ordunun başındaysa Emevilerin ünlü komutanı Tarık Bin Ziyad vardı. İspanyollar topraklarını korumak için büyük bir ordu toplamış ve emevilerin üzerine yürümekteydi. Bunu duyan Emevili askerler arasında söylenti başlamıştı. Askerler gemilere atlayıp geri dönmek daha sonra daha büyük bir orduyla gelmek istiyordu. Bunu duyan Tarık Bin Ziyad kendisine yakın olan askerlere şu emri verdi : Gemilerimizin hepsini yakın! Ordunun gözü önünde geri dönüş biletleri olan bütün donanma kül olmuştu. Nitekim bu karar işe yaradı. Emevi ordusu kaçacak yeri olmadığı için can derdine düşüp kendisinden sayıca üstün olan emevi ordusunu mağlup etmiş ve Endülüs Emevi devletinin temelleri atılmıştır. Bu olaydan sonra da ‘gemileri yakmak’ deyimi ortaya çıkmıştır.

Pearl Harbor Limanın Bombalanması

Japonların efsane amirali İsoroku Yamamoto . Bu isim bize yabancı gelse de Amerikalıların unutamayacağı bir isim olduğu kesin Yamamoto hayatı boyunca çok büyük saldırılar yönetmiş önemli kararlar almıştı fakat onun adını ölümsüz kılacak olan Pearl Harbor saldırısına karar vermesi oldu. Japonya bu amiralinin önderliğinde yaklaşık dört yüz uçakla hiç beklenmeyen baskın gerçekleştirdi. Baskının amacı Pearl Harbor limanında demirlemiş olan amerikan donanmasını denizin dibine göndermekti. Aslında büyük oranda başarılı olduğu söylenebilir fakat Japonya bu kararın bedelini Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan iki atom bombası ile çok ağır ödeyecekti.

Arşimet’in Savaş Taktikleri ve Sirakuza Şehrini Savunması

Romalı lejyonlar Sirakuza’yı almaya geliyorlardı. Ordunun başında ise büyük Roma komutanı kladyus vardı. Küçük bir şehir devleti olan Sirakuza’nın direnmesine imkan yoktu. Sirakuza kralı çok ilginç bir karar vererek şehrin savunmasını ne kendisi nede en iyi komutanların yapmasını istedi. Şehrin savunmasını bir bilim insanı olan Arşimet’e devretti. Arşimet kısa süre içerisinde o zamana dek görülmemiş savaş aletleri hazırladı.

Bu aletlerden biriyse bu savaşta ilk kez kullanan ve bundan sonraki savaşların vazgeçilmez silahlarından olan mancınıklardı. Mancınıklar dışında surların üzerinden gemileri halatlar ile yakalayıp alabora eden garip kaldıraçlarda vardı. Hatta bir efsane olarak geçen doğruluğu hala kanıtlanamayan büyük aynalardan yansıtılan güneş ışınlarıyla gemileri yaktığı tarihçiler tarafından yazılmıştır. Romalılar Sirakuza’yı birkaç gün içerisinde alabileceklerini düşünürken Arşimet Sirakuza’yı yaklaşık sekiz ay kadar başarıyla savundu. Sonrasında Sirakuza daha fazla dayanamadı ve düştü. Arşimet ise Romalı lejyonlar tarafından öldürüldü.

Mızrakların Üzerine Kuran-ı Kerim Takılması

Hz. Ali ve Muaviye arasında gerçekleşen Sıffin Savaşı esnasında Hz. Ali ve ordusu galip gelmek üzereydi. Ordusu dağılmak üzere olan Muaviye’nin danışmanının aklına ilginç bir fikir geldi. Yanında bulunan Kuran-ı Kerimleri askerlere mızraklarının uçlarına takılmasını emretti. Bunu gören Hz. Ali’nin ordusu savaşmak konusunda tereddüte düştü ve ordu içinde huzursuzluk çıkmıştır. Daha sonrasında kılıçlarıyla galip geldikleri savaşta tarihe Hakem Olayı adıyla geçen vaka yaşanmış, Hz. Ali halifeliği ve savaşı kaybetmiştir.

Moğolların Savaş Taktikleri ve Kullandığı İlk Biyolojik Silah

Dünyaki ilk biyolojik silahlar moğollar tarafından kullanılmıştır. Büyük Moğol imparatoru Cengiz Han’ın ölümünden sonra torunları da dünyaya kök söktürmeye devam ediyordu. Bunlardan biride Altın Orda devletinin kurucusu Batu Han idi. Kırım kuşatması sırasında üç ay boyunca şehri alamayınca aklına ilginç bir fikir geldi. Askerlerine etrafta ölen ne kadar insan varsa mancınıklarla şehrin içinde atılmasını emretti. Kırım sokakları çok kısa bir süre içerisinde cansız bedenlerle doldu.

Bu yüzden veba salgını baş gösterdi. Üç ay boyunca elde edemedikleri kale kapıları bir süre sonra tek bir Moğol askeri ölmeden kendiliğinden açıldı. Bu aynı zamanda dünya savaşları tarihinde görülen ilk biyolojik saldırıydı. Buradan kaçan insanlar veba salgınını Avrupa’ya taşımış ve Kara Ölüm adıyla Avrupa da meşhur veba salgınları başlayıp milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.

Kartaca Ordusu ve Fillerin Alp Dağlarından Geçirilmesi

Kartaca generali Hannibal Barca Roma’ya karşı saldırıya geçmesi anında yaşanan bir olaydır. Günümüz koşullarında bile Alp dağlarına tırmanana macera perestler zorlanırken hannibal bundan iki yüz bin yıl önce ordusuyla Alp dağlarının zirvesini aşarak diğer tarafa geçme kararı vermişti. Elli bin asker yetmezmiş gibi ordu da birde filler vardı. Hannibal barca ve ordusunun on beş gün süren zirve tırmanışı Roma’yı hazırlıksız yakalamış ve bu riskli kararı pek çok zaferi beraberinde getirmişti.

Sarıkamış Faciası

Bu verilen büyük kararların her zaman doğru olduğunu söylemek maalesef pek mümkün değil. Bunun bir örneğini de kendi tarihimizdeki acı olaylardan biriyle anlıyoruz. Enver Paşa’nın emriyle 1914’te on binlerce vatan evladı üzerinde kışlık elbise olmadan aralık ayında Kars,Ardahan ve Artvin’i Rusların elinden almak ve daha da ilerleyerek Rusları kuşatma altına almak için yola çıktı fakat Enver Paşa’nın bu planı düşündüğü kadar kolay olmayacaktı. Kış gününde gerekli teçhizatı olmadan ilerleyen ordunun en büyük düşmanı Ruslar değil, soğuk olacaktı. Nitekim on binlerce askerimiz kurşun dahi atamadan soğuğa yenik düşmüş ve donarak şehit olmuştur.

Gemilerin Karadan Yürütülmesi

Yıl 1453, Osmanlı imparatorluğu İstanbul surlarına bir kez daha dayandı. Bizans imparatorluğuysa her seferinde olduğu gibi İstanbul’un yumuşak kalbi olan haliç’i zincirlemiş ve denizden gemi geçişini imkansız kılmıştı. Fakat karşılarında her zamankinden farklı Fatih Sultan Mehmet gibi bir deha vardı. Fatih Sultan Mehmet’in kararıyla gemilerin karadan yürütülmesi emredildi. Yağlı kazıklar üzerinde kızaklarla çekilerek birçok gemi haliç’e indirildi. Bu sayede İstanbul’un fethi için büyük bir adım atılmış oldu.

Truva Savaşı ve Truva atı

Akaların Truva’yı kuşatmasıyla başlayan savaş neredeyse on yıldır sürmekteydi. Agamemnon’un ordusu yorgun düşmüş fakat Truva Şehri bir türlü düşmemiştir. Surları savaşarak aşamayacağı belliydi. Bunun üzerine aka ordusu komutanının aklına çılgınca bir fikir geldi ve hemen uygulamaya koyuldu. Tahtalardan büyük bir at yapılarak en iyi savaşçılar ve en iyi komutanlar atın içine gizlendi. Gemilerse Truva’lıların göremeyeceği bir yere demirlendi.

Akaların çekildiğini düşünen Truvalılar bu atı kutsal bir adak olarak kabul etmiş ve şehrin içine taşımışlardı. Bu Truvalılar için sonun başlangıcıydı. Gece zafer kutlamalarıyla eğlenen Truva kenti ortalık yatışınca atın içerisinden çıkan askerlerin, şehir kapılarını açması ve aka ordusunun şehre girmesiyle yerle bir edildi.

Kürşad ve Kırk Çerisi

Göktürk devleti ve Çinliler arasında gerçekleşen onlarca savaş sonrası Göktürk devleti zora düşmüş ve Çin’ e boyun eğmek zorunda kalmıştı. Birçok Türk esir düşmüş ve Çinliler, Göktürk devletinin başına kendi adamlarını atamıştı. Sürüp giden zaman içerisinde Çin baskısı da giderek artmaktaydı. Burada verdiği kararla adını ölümsüz kılan Kürşad oldu.

Kürşad yanında sadece kırk askeriyle bir suikast planlayarak Çin sarayını bastı. Amaçları Çin kralını öldürmekti aslında plan başarılı olsa bile bu düpedüz intihardı ve maalesef planları istedikleri gibi gitmedi. Kürşad ve kırk çerisi Uçmağa vardılar. Fakat bu olay bütün Göktürkler arasında kısa zaman içerisinde dilden dile yayıldı. Göktürkler arasında özgürlüğün fitilini ateşleyen olay oldu ve Göktürkler tekrar şahlanarak ikinci Göktürk devletini kurdu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin