Küçük Albert Deneyi Makale ve Sonuçları

0

Küçük Albert deneyi psikoloji biliminde, davranışçı yaklaşımın kurucusu olan John. B. Watson, insanda korku gibi en temel içgüdüsel davranışların bile öğrenilerek edinildiğini kanıtlamak için, Küçük Albert olarak bilinen bir deney gerçekleştirdi. John. B. Watson, bunun için 2 yaşını doldurmamış bir bebek olan Albert’e bir deney tasarladı. Bu deneyde, Albert’e beyaz tavşan korkusunu aşılamaya çalışıyordu.

Küçük Albert Deneyi Nedir?

Küçük Albert deneyi aslında bizlerin doğuştan geldiğini düşündüğümüz bazı duygu davranışlarının aslında zamanla öğrenildiğinin kanıtlanması amacı ile yapılmıştır. Yani doğuştan değil sonradan öğrenildiğinin ispat deneyidir

John. B. Watson ve asistanı çalıştıkları hastanede, kreşte oynayan çocukları uzaktan incelemeye başlarlar. Fakat korku hakkındaki soruların cevapları için kesin yanıtlar alabilecekleri testler yapmaları gerekir. Araştırma için izin alabilecekleri bir aile ararlar.

Sonuç olarak 8 aylık, sağlıklı bir bebek olan Albert ile bir deney tasarlamaya karar verirler. Tarihteki en önemli psikolojik deneylerden biri olarak kabul edilen deneyde küçük Albert’e duygusal birkaç test yapılır. Minik bebeğe sırasıyla beyaz bir fare, tavşan, yanan kâğıt parçaları, peruk, maske gibi ilk kez karşılaşabileceği nesneler ve durumlar gösterilir. Amaç Albert’in bunlara koşulsuz tepki verip vermediğini incelemektir. Sonuç olarak Albert gördüğü hiçbir nesneye karşı korku göstermez. Her şeye gülümser.

Fareler ile Yapılan Deneye Tepkileri

Bu testten sonra Albert’i boş bir odaya götürürler. Odada Albert’in üzerine oturduğu beyaz yatak haricinde hiçbir eşya bulunmaz. Aha sonra John. B. Watson ve asistanı odadan çıkar. Yalnız bıraktıkları Albert’ ın yanına beyaz laboratuvar faresi salarlar. Albert fareden korkmadığı gibi tam tersi bir tepki göstererek fareyi çok sever. Yakalamaya çalışıp gülmeye başlar. Artık bir sonraki aşamaya geçmeye hazırlardır.

Albert fareye her dokunduğunda 2 demir çubuğu birbirine vurarak, rahatsız edici sesler çıkartmaya başlarlar. Sesleri duyan küçük Albert ağlamaya başlar. Oda yeniden sessizleşince fareyle yeniden oynamaya devam eden Albert, yine fareye dokunduğu ilk anda psikologların çıkarttığı o gürültülü sese maruz kalır. Ağlaması yatışıp tekrar fareye kayan Albert dokunmaya çalıştığı an hep aynı sesi duyduğu için fareye dokunmaktan korkmaya başlar. Bu deney birkaç gün sürer ve tekrarlanır.

John. B. Watson ve asistanı deneyleri ileri noktaya taşıyıp tavşan ve başka türlü objelerde getirirler. Albert özellikle beyaz renkli, tüylü nesne gördüğü an ondan korkup ağlamaya başlar ve kaçmak ister. Artık Albert, gördüğü pamuk, beyaz tavşan vb. Nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen korkmaya başlar. Vardıkları sonuçla yetinmeyen psikologlar, son olarak beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek odaya girerler. Karşısında git gide büyüyen tüylü nesneler gören zavallı Albert’în korkusu artık hafızasına tamamen kazınır.

Albert Deneyinin Sonuçları

1920’lerde yapılan bu deneyle bilim insanları, koşullu korkuyu kanıtlar. Fakat deney uğruna 87 aylık bir bebeğe yapılan koşullandırmayı geri almadıkları, onu iyileştirmedikleri için büyük tepki çekerler.

Küçük Albert’e deney sonrasında ne olduğuyla ilgili birçok rivayet vardır. Bunlardan biri; Albert’in annesi, hastanede süt annelik yapıyordu. O devre göre sosyal statüsü hastanenin diğer çalışanlarına göre daha düşüktü. Maddi imkansızlıklardan dolayı bebeğinin deneyde kullanılmasına izin verdi.

Başka bir rivayete göre ise, annesinin küçük Albert üzerinde yapılan deneylerden haberi yoktu. Deneylerin farkına vardığında bebeğini de alıp ortadan kayboldu. Amerikan Psikoloji Derneği verilerine göre, Küçük Albert’in asıl adı, Douglas’tır. Kayıtlara göre Douglas 6 yaşında beyninde su toplanması nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin