Hayatını Değiştirmek İsteyenler İçin Öykü

0
hayata yeniden başlamak bir çok kişinin hayalidir

Hayatını değiştirmek, hayata yeniden başlamak bir çok kişinin hayalidir. Hayatımız da birçok iniş ve çıkışlar vardır. Bazen hayatımız işin içinden çıkılmaz hal alır ve öyle problemlerle karşılaşırsın ki: ‘Ölüyüm artık’ dersin. İntihar etmek istersin. İşin içinden çıkılmaz anların olur.

Hayatını Değiştirmek İçin Hikaye

Hayatını değiştirmek isteyenler için bu hikaye hayatınız boyunca en çok etkilenebileceğiniz hikayelerden birisi olabilir.  Bir nehir yüzlerce kilometre uzaklıktaki dağlardan taşları, kayaları döverek çok uzaklardan bulunan bir çöle doğru geliyor. Çöle geldiğinde ise kumlar nehri yutmaya başlıyor. Nehir kayboluyor.  

Nehir: ‘eyvah! Kayboluyorum’ derken  

Kumlardan bir fısıltı geliyor: ‘kendini rüzgara bırak’ 

Nehir: -Böyle bir şey nasıl olabilir. Rüzgar beni nasıl taşıyacak? Diyor. 

Kumlardan fısıltı devam ediyor: ‘Ben binlerce yıldır şahidim. Rüzgarlar bu çölleri aştırır sana ve ondan sonra hayatına devam edersin’ kendini rüzgara bırak diyor.  

Nehir: -Kendimi rüzgara bırakıp da benliğimi kaybedersem ya tamamen yok olursam ne olacak? Ya özümü kaybedersem? 

Kumlardan gelen fısıltı: ‘Senin özün tam olarak neresi ki kendini kaybediyorsun?’ ‘-Rüzgarlar senin özüne bir şey yapmaz sadece etrafındaki çer çöp varsa onları götürür. Asıl özünü alır taşır.’ diyor. ‘-Eğer kendini rüzgara bırakmazsan burada bataklığa dönüşürsün.’ Nehir çaresiz ya orada yok olup gidecek ya da zamanla bataklığa dönüşecek.  

Nehir: -Peki diyor fısıltıya, ‘bunu, bana ispat edebilir misin ? Diyor.  

Fısıltı diyor ki: -Bunu sana ispat edemem ama ben şahidim rüzgar sana çölleri aştıracak. 

Nehir: -Tamam o zaman’ deyip bırakıyor kendini rüzgara o sırada güneş geliyor su buharlaşıyor ve buharlaşan suyu, rüzgar çölleri aştırıyor. Oradan sonra yağmur olarak yağıyor ve nehir olarak hayatına devam ediyor. Hikaye çok güzel. Hikayedeki her kelime özel. Bir nehir binlerce kilometre uzaklıktan, dağlardan, taşlardan geliyor. 

Problemlere Kulaklarınızı Tıkamayın

Hayatını değiştirmek tamamen senin elinde. Nehir, bir insandır. İnsan tıpkı nehir gibi bir yerden bir yere devamlı akıyor. Dinlenme diye bir şey yok arkadaşlar hayatımızda. Devamlı bir şeyler yapıyoruz devamlı bir halden başka bir hale; bebeklikten çocukluğa, çocukluktan gençliğe, gençlikten yaşlılığa akıyoruz devamlı bir şeyler öğreniyoruz. Hayat devamlı akıp duruyor biz uyusak bile hayat devam ediyor. Diyor ki çok uzaktan dağlardan, taşlardan geliyor.

Geçmişimize, hayatımıza baktığımız zaman bin bir zorlukları aşarak geliyoruz bugünlerimize. Tıpkı nehrin dağları, taşları aşması gibi ama öyle bir ana geliyorsun ki hayatta ölmek istersin, yok olmak istersin, çaresizsindir. Çünkü bunda önceki donanımların, bundan önceki deneyimlerin, kaynakların o problemi aşmaya fırsat vermez sana.   

Hayatını değiştirmek Nehir dağları, taşları aştı ama çölü aşmaya deneyimleri izin vermiyor. Burası çok önemli o anda kumlar dan bir fısıltı geldi. Kumlar, çöl neydi? Nehrin problemiydi. ‘Kumlardan fısıltı geldi yani problemlerden fısıltı geldi’ 

Bize diyor ki problemlere kulak ver! Problemi dinle! Problemi dinlediğin zaman kurtuluş onun içinde. Hastalık geldi mi başına, hastalığı iyi dinle! Hastalığına baktığın zaman deva o hastalığın içinde. Onun için gelen problemi iyi dinleyin!  

Ne diyor kumların içinden gelen fısıltı: ‘Kendini rüzgara bırak!’ O da diyor ki: ‘O beni nasıl taşıyabilir ki? ’ Kumlardan bir fısıltı geliyor: ‘kendini rüzgara bırak! o, seni taşıyacak ’ oradaki rüzgar dediği bir üstat, hoca, öğretmen, veya rehberdir. Bundan önceki donanımın seni çölü aşmaya yetmiyor ama bir üstat seni alıp çölleri aştırabilir kendini rüzgara bırak!  

Kendi deneyimlerin çaresiz kalıyor bir yerde artık ‘ölmeliyim?’ diyorsun. Orada bir üstadın devreye girmesi gerekiyor. Bir rehberin devreye girmesi gerekiyor. ‘Ya diyor kendi özümü, egomu yok olursam’ hayır diyor: ‘üstat seni yok etmez. Özünü alıp götürür. Ancak sana dışardan gelen katkılar varsa onlar kalır. İşte o sırada güneş geliyor. Nehri buharlaştırıyor ve rüzgar yani üstat alıyor seni aşılmaz denen çölleri aştırıyor. Nehir olarak hayatına devam ediyor.  

Bazen içinden çıkılmaz hale gelirsin. Bazen bir üstada bazen bir rehbere ihtiyacın olur. Kendi durumunun, kendi deneyiminin kendi kaynaklarının, o anki problemi aşmaya yetmiyordur. Bizim neye ihtiyacımız vardır? Bize faydalı bir üstada .

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin