En Tehlikeli Virüsler Hangileri?

0

En tehlikeli virüsler hangileri ve nelere dikkat etmelisiniz? Grip, AIDS, Çiçek, Çocuk Felci ve son olarak Korona bu hastalıklar ve daha bir çoğunun sebebi virüsler tarih boyunca bir çok insanın canını alan bu mikro organizmalar insanlığın belki en büyük düşmanı hatta beklide sonunu getirecek felaketlerden birisi. İşte dünyanın en tehlikeli 10 virüs türü:

Dünyadaki En Tehlikeli Virüsler Listesi

Marburg Virüsü Nedir?

İlk kez 1967 yılında görüldü. Uganda’nın doğusunda ender görülen ortalama yüzden doksan ile yüzde yirmi üç öldürme oranına sahip virüs türüdür. İnsanlar dışında maymunlar,şempanzeler ve orangutanlar gibi primatlara da bulaşabilmektedir. Bu virüsünde kaynağı yarasalardır. Pek çok konuda gizemini hala koruyan Marburg Virüsü hayvanlardan insanlara nasıl geçtiği hala bilinmemektedir.

Teorilere göre virüsün bulaşabilmesi için bir insanla veya hayvanla aynı ortamda solunum yapmak bile yeterlidir. Hastalık, yüksek ateş, ishal ve kusmayla başlamakta daha sonrasında şiddetlenerek organlar iflas etmekte ve kişi hayatını kaybetmektedir. Bu virüsten kurtulmak için yapılabilecek tek şey yarasalardan, bu virüs bulaşmış insanlardan ve primatlardan uzak durmaktır. Çünkü tedavisi hala bulunamamıştır.

Ebola Virüsü Nedir?

Afrika kaynaklı bir virüs olan Ebola virüsü öldürücü virüslerin başında gelmektedir. Vahşi hayvanlardan insanlara bulaşan daha sonra insanlar arasında yaygınlaşan bu virüsün öldürme oranıysa ortalama yüzde ellidir. Bu virüse yakalanan bir kişi hayatta kalsa bile genellikle vücudunda kalıcı hasarlar oluşmaktadır. Belirtileri ise eklem ve kas ağrısı yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik ve gözlerde kızarıklıktır. Daha sonrasındaysa böbrekler ve karaciğer iflas ederek kişi hayatını kaybetmektedir. Tedavi için geliştirilen aşılar şu an hala test aşamasındadır. Günümüzde ise bu virüs Afrika’nın pek çok ülkesinde görülmekte ve can almaya devam etmektedir.

HIV Virüsü Nedir?

Genellikle AIDS olarak bilinen virüs kaynaklı çok yüksek öldürme oranına sahip ve en tehlikeli virüsler listesinde önemli bir yere sahiptir. Aslında bu virüs kimseyi öldürmüyor ama bağışıklık sistemini tamamen çökelttiği için bu virüsü taşıyan kişi diğer hastalıklara karşı savunmasız hale geliyor ve daha sonra başka bir sebepten hayatını kaybediyor. Bu hastalık öksürük, tükürük, tokalaşma gibi yollarla değil çoğunlukla cinsel yoldan yayılıyor. 1980 yıllarda görülmeye başlanan bu hastalığın nasıl çıkmaya başladığı hakkında pek çok rivayet var. Dünya üzerinde her yıl milyonlarca insan bu virüs nedeniyle hayatını kaybediyor. Araştırmalar ışığında hastalığa pek çok konuda yardımcı olabilecek ilaç bulunsa da henüz net bir tedavisi bulunmamaktadır.

Kuduz Virüsü

Bu virüs kuduz hayvanların salyasında bulunur ve çoğunlukla ısırma yoluyla bulaşır. İnsandan insana bulaşmayan bu virüs genellikle köpek ısırmaları sonucu meydana gelir. Belirtileri önce kuduz virüsü taşıyan köpek de meydana gelir. Köpeğin salyaları akar, sürekli koşar, huysuzluk yapar ve en sonunda dört, beş gün içerisinde felç geçirip hayatını kaybeder ama hayatını kaybetmeden önce bir insanı ısırırsa virüs insana bulaşır. İnsana geçtikten sonra aşısı yapılmazsa bu virüsün öldürme oranı neredeyse yüzde yüze yakındır. Günümüzde bu virüs yüzünden hala ölümler meydana gelse de aşısı bulunduğu için eskisi kadar tehlike teşkil etmemektedir.

Çiçek Virüsü

Hepimizin kolunda çiçek aşısının izi hala durmaktadır. Daha ilk okulda yapılan bu aşı sayesinde bu virüs günümüzde ortadan neredeyse tamamen kaldırılmıştır. Geçmişte durum böyle değildi. Bu virüs ortaya çıktığı andan itibaren milyonlarca insanın canını aldı. Bu virüse yakalanan kişinin vücudunda kabarcıklar oluşur. Yüksek ateş, titreme gibi belirtiler gösterirdi. Sağlık Bakanlığının raporuna göre Türkiye’de bu virüs en son  1957 yılında görülmüştür. Dünya kapsamında aşısı zorunlu tutulsa da dünyanın ücra köşelerinde nadir olsa görülmeye hala devam etmektedir.

En Tehlikeli Virüsler – Hanta Virüsü Nedir?

Bu hastalık farenin taşıdığı bir virüsten insanlara bulaşmaktadır fakat gariptir ki hanta virüsü taşıyan fare ve kemirgenler sağlık açısından bu virüsten etkilenmemektedir. Farelere, dışkılarına temas etmek hatta farelerin bulundukları ortamda hava solumak ile insanlara bulaşabilmektedir ancak insandan insana bulaşmamaktadır. Pek çok kıtada görülen bu virüs türünün öldürme oranı ise ortalama yüzde on beştir. En fazla etkisi ise virüs böbrekleri etkilemesinden yakalanan kişi idrarını neredeyse hiç yapamaz hale gelir. Hastalık ilerledikçe akciğerler iflas eder ve kişi oksijen yetmezliğinden hayatını kaybeder.

Dang Virüsü

Dang humması diğer ismiyle kırık kemik humması olarak bilinir. Bu ünvanı hak etmesinin nedeni ise kemik humması olarak bilinir. Bu ünvanı hak etmesinin nedeni ise yakalan kişinin sanki kemikleri kırılıyormuş gibi acı çekmesidir. Sivri sinekler tarafından sokulma sonucu bulaşan bu hastalık insandan insana bulaşmamaktadır. Dünya genelinde görülebilen Dang Virüsü özellikle sivrisineklerin çok olduğu tropikal ormanlar daha sık rastlanmaktadır. Öldürme oranı yüzde onun altında olsa da günümüzde tedavisi bulunmadığı için hala can almaya devam etmektedir.

En Tehlikeli VirüslerRota Virüsü

Çocukların ve çocukları olan ailelerin korkulu rüyası olan rota virüsü özellikle iki yaş altındaki miniklerde bağırsak iltihabına neden olan bir rahatsızlıktır. Günümüzde beş yaş altı çocuklarımızın çoğunluğu bu hastalığa yakalanmaktadırlar. Vücutta şiddetli su kaybı meydana geldiği için tedbir alınmazsa öldürücü olabilmektedir. Hastalığın belirli bir ilacı olmamakla birlikte hastalıktan korunmak için aşı geliştirilmiştir. İnsandan insana bulaşsa da yetişkinleri pek etkilememektedir. Genelde salgın olarak kreşlerde görülmektedir.

Grip Virüsü

Grip deyip küçümsememek lazım bu virüs yüzünden her yıl milyonlarca insan hasta oluyor ve ortalama yılda beş yüz bin kişi hayatını kaybediyor. Soğuk havalarda ve mevsim geçişlerinde daha sık görülen bu hastalık insandan insana çok rahat bulaşabiliyor. Günümüzde gerekli ilaçların alınması ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesiyle hastalık ilerlemeden durdurulabiliyor.

En Tehlikeli VirüslerKorona Virüsü

Günümüzde tüm dünyayı tedirgin eden ve kitlesel olarak tüm dünyayı etkileyen korana virüsü aslında yeni çıkmış virüs türü değil. İlk olarak 1960 yılında tespit edilen ve birkaç çeşidi olan bir rahatsızlıktır. Daha çok hayvanlarda görülen virüs ilk kez insanlarda da görülmeye başlandı. Şu anki salgın ilk olarak 2019’un aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıktı. Bu virüs grubuna bağlı virüsler genellikle soğuk algınlığına benzer şekilde hafif ve orta derecede üst solunum yolunu hastalığı olan insanları hasta edebilir. Koronavirüs psikoloji etkileri ile oldukça sarsıcı bir hal almış durumdadır.

Korona virüsü semptomlarında burun, akıntısı, öksürük,boğaz arısı,muhtemel baş ağrısı ve bazen birkaç gün süren ateş sayılabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan ileri yaştakiler ve çok genç olanlar üzerinde virüs, zatürre, bronşit gibi daha ciddi solunum yolu hastalığına neden oluyor. İlerleyen aşamalardaysa ortalama yüzde iki ile yüzde üç arasında ölümle de sonuçlanabiliyor.

Korona virüslerinin insandan insana bulaşması, öksürme ve hapşurma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden bulaşabiliyor. Korona virüsü genellikle dış ortamda dayanıklılığı olmayan bir virüstür. Ancak bugün için korona virüsünün bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi net olarak bilinmemektedir. Ayrıca şu anlık özel bir tedavisi yoktur.

Çoğu zaman belirtileri kendiliğinden kaybolur. Uzman hekimler teşhis sonrası ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlarla belirtileri hafifletmek için tedavi uygulayabilirler. Yaşam alanlarındaki oda neminin dengelenmesi ve ılık bir duşla boğazın ağrısı ve öksürüğün hafiflemesine destek sağlanabilir. Ayrıca bol sıvı tüketmek, dinlenmek, uyku tedavi için faydalı olacaktır.

Belirtiler standart soğuk algınlığı sürecinden daha kötü seyretmeye başlarsa mutlaka uzman hekime danışılması gerekir. Korona virüsüne karşı koruma sağlayacak herhangi bir aşı şu anlık bulunmamakta aşı için deneme süreci halen devam etmektedir. Hastalığı kapmış kişilerle yakın temastan kaçınmak ve hijyen konusunda dikkat etmek önemli unsurlar arasındadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin