En Son Kimi İkna Ettiniz?

0

En son kimi ikna ettiniz? Acaba dünya en çok kimi etkileseydiniz hayatınız değişirdi? Hayatınızdaki en çok etkilediğiniz gereken kişi kimdi? geçmişte de olabilir gelecekte de olabilir düşünün bakalım acaba kimi etkilerseniz hayatınızda önemli değişikliklere neden olabilir? Hayata en zor ikna edilen kişi inanmayacaksınız ama kendimiziz. Ne zaman ki kendimiz ikna etmeyi bıraktık dışarıdaki insanları devamlı ikna etmeye çalışıyoruz. Eğer onları ikna edersek hayatımızın değişeceğini düşünüyoruz. Peki onları ikna eden kim?

Eğer ikna edecek konuyla ilgili daha kendisini ikna edemediyse acaba o zaman onları nasıl ikna edecek? Bir düşünün bakalım. Bir ürün satıyorsunuz, bir proje satıyorsunuz yada yatırımcılarınızdan yatırım almaya çalışacaksınız. Eğer kendinizi ikna edemezseniz onları nasıl ikan edeceksiniz? Peki ikna yüzde kaç olmalı. Yüzde elli, yüzde altmış, yüzde yetmiş, yüzde seksen yüzde kaç olmalı? Kendini ikna etmeniz yüzde yüz olmalı. Eğer yüzde yüz değil de yüzde elliyse dış dünyayı da ancak yüzde elli ikna edebilirsiniz. Bu son derece öneli ve etkili.

İkna Etme Yeteneği Nasıl Kazanılır?

Çok önemli bir konu bu acaba biz, insanları hangi olaylara karşı nasıl reaksiyon verdiğini biliyor muyuz?

Öncelikle ikna insanların beyninde başlıyor. Doğru mu? O zaman benim bir şey anlamam lazım. Benim ikna ettiğim konu karşıdaki insanların beyinleri. Acaba bütün insanların beyni aynımı, aynı kapasitede mi çalışıyor? Hayır değil. Hepsinin farklı farklı huyları, karakterleri, yaşanmışları var . hepsinin farklı zevkleri var doğru mu? Doğru ama hepsi ama hepsi ana temel bir tane lisanda buluşuyorlar. Eğer ben beynin konuşma lisanını bilmiyorsam yani karşıdaki beynin hangi lisanda konuştuğunu ve nasıl anladığını bilmiyorsam sabaha kadar konuşabilirim sizce ikna edebilir miyim?

Hayır edemem. Çünkü aynı lisanı konuşmuyorum. O zaman benim demek ki karşıdaki insanın beyninin nasıl çalıştığını biliyor olmam lazım. Fakat bu konu çok uzun bir konu değil. Bizler doktor değiliz, tıp uzmanı değiliz ama konuşma lisanını anlayabilir miyiz? Beyin hangi lisanla konuşuyor. O yüzden çok kısada olsa bizim demek ki bizim öncelikle bunu anlamamız lazım. Kişisel gelişim için ikna kabiliyetinizi arttırmalısınız. Bu durum sizde para kazanmanın yolları ve başarılı olmanın yolları gibi bir çok faktörün önünü açacaktır.

Buraya geçmeden önce benim çok sevdiğim elli yıla kadar yanında olduğum, sabah,öğle, akşam, gece, gündüz beraber olduğum ve çok sevdiğim bir insan var evet, biliyorsunuz, tanıyorsunuz Sinan Ergin. Sinan Ergin diyor ki: ‘kişi kendini değiştirme kararı verdikten sonra yani kişi kendini değiştirme kararı vermediği sürece hiçbir eğitim ve yönetim metodu başarıya ulaşmayacaktır.’ Diyor.

En Son Kimi Nasıl İkna Ettiniz?

Bakın bu önemli. O yüzden beni dinleyenler sevgili dostlarım ve kardeşlerim! Eminim ki sizler hayatınızdaki bazı şeyleri değiştirme kararı aldınız veya o yönde ilerliyorsunuz ki bugün sizlerle beraber buluştuk. Hazır mısınız? O zaman nereyi değiştireceğiz? Önce kendi beynimizi değiştirmemiz lazım. Bir şeyi kendimize ikna etmek istiyorsak kendimizi ikna edemezsek hiç kimseyi ikna edemeyeceğiz. O zaman benim ne yapmam lazım? Öncelikle beyni çok iyi anlamamız lazım. Beyinde son derece önemli bir karmaşa var. Son derece önemli bir karışıklık var.

Acaba beyin hangi lisanda konuşur? Acaba beyin ikna olabilmesi için en çok ne ister? Beynin hipnoza girmesi için ne olması lazım? Beynin hipnoz olabilmesi için size güvenmesi lazım. Eğer güvenmiyorsa beyin hipnoza girmez. Beyin güvenmiyorsa size kapılarını açmaz ve kapılarını açmadığı sürece kendisini savunmaya alır. Kedisini savunmaya aldığı sürece adamcağızı altın külçe verseniz alamaz. Demek ki beynin kendisini güvende hissetmesi lazım.

Peki beynin güvenliği acaba nasıl başlar? Çoğu insan bunu kelimler ile sözlerle başladığını zanneder ama değil. Beynin çok basit bir çalışma şekli var. Güvende olması için bizim farkında olmadığımız ama bilinç altı dediğimiz bir yerimiz var bu bilinç altımız devamlı konuşan bir yer.

Çocukluğumuzdan bu ana her şeyi kaydeden lüzumlu lüzumsuz ne kadar şey varsa kaydeden yer. Sizin dış görünüşünüz vücut lisanınız konuşmadaki ses tonunuza kadar ilk 3 saniye içerisinde size güveniyor, sizi seviyor, sizi alıyor. Eğer sizi alırsa sattığınız ürünü de alabilmek için kapılarını yavaş yavaş açıyor. Eğer sizi almazsa o zaman kapılar kapanıyor ve devam etmiyor.

Peki ilk üç saniyede en önemli silahınız ne olabilir? Şimdi tabi imaj, karakter, yapı,tip giyiniş sez tonunuz,kokunuz beş duyu organınızın tamamı esasında çok etkili ama bunların tamamı yapmış olduğunuz işle bir ahenk ve düzen içinde olması lazım. Eğer siz karşınızdaki insan yapmış olduğunuz işle ilgili doğru imaj sergileyebilirseniz bir puanı alıyorsunuz. Çok güzel ama en önemlisi nedir acaba? Çocukluktan itibaren çocuklar kopya sistemi ile çalışırlar.

İkna Yeteneği Geliştirme Yöntemleri

Siz daha bir yaşındayken çevrenizi kopyalamaya başlarsınız. Nedir o kopyalamak? çok önemli beyin kopyalıyor, aynalıyor hatta şöyle bir örnek vereyim: Eğer bir erkek çocuğunuz varsa dua edelim ki babasını kopyalasın babasını kopyalamazsa ne yazık ki başka bir şey çıkabilir karşımıza erkek yedi yaşına kadar babasını kopyalaması devamlı devam ediyor. Yani: ‘Ha diyor demek ki ben bu adama benziyorum, Böyle olmalıyım. O ne yer, ne içer, ne sever?’ onun gibi hareketler yapmaya başlıyor.

Ben bir şeyi fark ediyorum ki esasında ben aynalama tekniği ile bu kullanıyorum. Yani seni görüntülüyorum. Görüntümü atıyorum. Attığım o görüntüyü beynimde imgeliyorum. Sıfatlandırıyorum ve diyorum ki : ‘işte budur benim güvendiğim ve sevdiğim adam ve bu hayat boyu devam ediyor. Sevdiğiniz filmlere kadar ve her şeye kadar o yüzden markalar, toplumun sevdiği ve saydığı kişiyi reklamlarında oynatırlar ki o kişilerin aynalama tekniği ile bilinç altına verdiği mesaj, bende onun gibi olmak istiyorsam şu markayı kullanmalıyım gibi bunun çoğu zaman farkında değiliz.

Kasıtlı yapılan bir şey değil. Sinan ergin kırmız zarf kullandı diye gidip kırmız zarf almıyorsunuz. Ancak beyniniz ve bilinç altınız kırmız zarfı aldırttırıyor ve neden aldığınızı bilmiyorsunuz. Hatırlamıyorsunuz da ama bilinç altınız bunu kayıtlarında biliyor. O yüzden şu anda beni sevdiyseniz eğer bunun benle bir alakası yok zamanında bir yerlerde bana benzeyen bir insanı sevmişsiniz o yüzden şuanda beni seviyorsunuz. Bu tipe benzeyen bir insana güvenmemişsiniz şuan da bana da güvenmiyorsunuz. Olayın benimle alakası yok aslında tamamen beyinlerinizdeki tamamen algıyla alakalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin