Dolandırıcılık Yöntemleri! Çok Şaşıracaksınız

0

Bu yazıda size dolandırıcılık yöntemleri ile ilgili gerçek bir hikaye anlatacağım. Hikaye dediğime bakmayın masal, gerçek birebir yaşanmış bir olay. İyi kulak verin! Hepimizin hiç ummadığı bir zamanda başımıza gelebilecek trajik bir hikaye bu.

Bir arkadaşımız anlattı bana. Bir yakınının başından geçen bir olay. Bunca zaman bu işlerin içindeyim. Ne hikayeler duydum nicelerini gördüm ama böyle bir çakallık ne duydum ne gördüm arkadaşlar. Öyle bir çakallık ki her şeyi kitabına uydurmuşlar. Mahkemeye çıkarıyorsun ortada suç yok. Sütten çıkmış ak kaşık daha da kötüsü dolandırılan masum vatandaş dolandırıcılıktan hapse girecek öyle böyle değil yani. Çok şaşırdığınızı biliyorum. Deli gibi merak ediyorsunuz. O yüzden hiç uzatmadan konuya gireceğim. Akşınızı başınızdak alacak dolandırıcılık yöntemleri okuyacaksınız. Allah hiç birinizin başına böyle birilerini bela etmesin inşallah.

Dolandırıcılık Yöntemleri Uygulaması İlk hamle: Güven kazanmak

Şimdi bu vatandaş elindeki arabayı satıp üzerine üç beş daha koyup arabanın modelini yükseltmek istiyor. Bunun içinde arabanın ilanını hepimizin bildiği malum sitelerden birine koydu. Arayan soran, telefonda pazarlık yapmaya çalışan bir sürü insan oluyor. Bunlardan bir tanesi ‘Arkadaş ben arabayı beğendim, söylediklerin doğruysa yani söylediğin kadar araban temizse ben bu arabayı almak istiyorum ama pazarlık da yaparım. Sıkıda pazarlıkçıyım ona göre. Nerede buluşalım?’ diyor dolandırıcı.

Falan yerde bunlar buluşuyor hatta arabayı alıp bir ekspertize götürüyorlar. Arabada bir şey çıkmıyor. Adam: ‘Tamam kardeşim ben bunu beğendim’ hadi al aşağı ver yukarı deyip pazarlığa tutuşuyorlar. Yetmiş beş binlik arabayı yetmiş iki binde anlaşıyorlar. Adam: Al şu bin lirayı sana kaparo, kimseye satma bunu! Ben şimdi bir iki saat içerisinde hesabına para göndereceğim. Sen ver şu hesap numaranı?’ veriyor bu hesap numarasını gidiyor adam : ‘Haydi güle güle’ deyip ayrılıyorlar.

Araba Satışında Dolandırıcılık Yöntemleri

Aradan iki saat geçiyor, geçmiyor bir telefon. Bakıyor, demin konuştuğu adam yani arabaya talip olan kişi. Açıyor telefonu adam diyor ki: ‘ hesabına bak! Parayı yolladım ama elli dokuz bin lira yolladım. Bin lirada vermiştim altmış bin. Geri kalan on iki bin lirayı da kardeşim getirecek çünkü ben bu arabayı aslında kardeşim için almıştım. Benim gelmeme gerek yok. Siz gidersiniz noterden satışları tamamlarsınız o da size kalan on iki bin lirayı verir el sıkışırsınız biter.’

Hemen bilgisayarın başında oturuyor ve hesabına bakıyor ki gerçekten para, elli dokuz bin lira gelmiş. Bir süre sonra telefon yine çalıyor. Bu sefer başka bir ses diyor ki: ‘Ben sizin konuştuğunuz kişinin kardeşiyim, falan yerdeyim buluşalım. Oradan siz beni alırsınız notere gideriz ve işleri hallederiz. Hemen çıkıyor ve buluşuyorlar. Bir notere gidiyorlar, bütün işleri hallediyorlar. On iki bin lirayı alıp cebine koyuyor, arabanın anahtarında adama verip tokalaşıyorlar. ‘paranın hayrını gör ’ diyor. Paranın hayrını görmek mi, ne hayrını görmesi arkadaş. O para tam anlamıyla bir baş belası oluyor.

Polis Dolandırıcıyı Yakaladı

Aradan birkaç gün geçiyor. Sabahın erken saati, tam da işe hazırlanıyorken kapı çalıyor. Kim o ? –Polis. Açıyor kapıyı, geliyor polisler:

-sizi savcı beye götüreceğiz.

-Nasıl yani, benim savcı beyle ne işim olur ki?

-Bilmiyorum onu savcı beyden öğrenirsiniz.

Tabi eşi telaşlanıyor, çocuklar daha uykudan uyanmamış neyse bunlar takılıyor polisin peşine gidiyorlar savcının karşısına çıkıyorlar.

Dolandırıcıların savcıya verdiği ifade.

Savcı diyor ki:- Arkadaş, sen altmış bin lira bir vatandaştan almışsın, adamı dolandırmışsın, arabayı teslim edeceğim demişsin, araba satmışsın ama arabayı teslim etmemişsin. Aradan kaç gün geçmiş sonunda vatandaş şikayetçi, hatta öyle bir şikayet de bulundu ki biz senin hakkında kamu davası açmak zorundayız. Çünkü bu nitelikli dolandırıcılığa girer.

Adam: -Nasıl olur savcı bey, ben arabayı teslim ettim hatta altmış bin değil yetmiş iki bine anlaşmıştık. Paranın tamamını ben aldım ve noterden satışını yaptık.’

Savcı: Madem noterde yaptınız getirin şu evrakları da bir görelim

Adamı karısı: -Ben bir koşu gider alıp getiririm evrakları.

Karısı gidiyor evrakları getiriyor ve savcıya veriyor.

Savcı: kardeşim, sen bu arabayı bu adama satmamışsın ki ne adı ne soyadı tutuyor. Sen başka birine satmışsın.

Adam: Soğukkanlı bir şekilde adı tutmaz tamam da soyadı nasıl tutmaz, bunlar kardeş değil mi? Savcı bey ben bu arabayı kardeşine sattım nasıl soyadı tutmuyor?

Savcı: kardeşim, soyadı tutmuyor zaten adam diyor ki kendim almak istedim, kendim paramı ödedim. Kendi paramı alamadım diyor.

Adam olaya anlam veremiyor. Eğer bunlar kardeş değilse, dolandırıcılarsa bana niye parayı verdiler diye düşünüyor.

Bunların nasıl bir çakal olduğunu öğreneceksin! Ne demişler: ‘Hayat, yediğin kazıkların bileşkesidir.’ Bizim ki yalvar yakar savcıya durumu izah etmeye çalışıyor.

Adam: Sayın savcım durum bundan ibaret. Ben bunların kardeş olduklarını zannettim ve kimliklerine de bakmadım. Zaten parayı da tıkır tıkır ödeyince hiç aklıma gelmedi bunların bir oyun oynayacağı.

Karsının iki gözü iki çeşme. Oda durmadan ağlıyor. Savcıya yalvarıyor: ‘Sayın savcım, ne olur etmeyin, benim kocam böyle şeyler yapmaz. Bugüne kadar hiç böyle şey duymadık, görmedik. Bizim başımıza gelmedi. Ne olur bize yardımcı olun?

Savcı:‘Biraz sakin olun! Ben bir şeye bakacağım.’ Savcı bilgisayara giriyor oradan bir şeylere bakıyor. Sonra dönüp diyor ki: Bak kardeşim, Sen siciline baktım hiç bugüne kadar adliyeden içeri girmemişsin hatta icralık dosyaların var mı diye baktım, icralık dosyanda yok yani tertemiz bir adamsın. Ben sana güveniyorum ama bak şimdi git!

Bir avukat bul kendine, ben bunların arasında bir ilişki var mı diye bakacağım, eğer ilişki varsa ne ala kurtarırsın ama bunların arasında bir ilişki yoksa nitelikli dolandırıcılıktan seni mahkemeye çıkarmam lazım hatta tutuklamaya sevk etmem lazım. Hapsi boylarsın ona göre bana yalan söyleme!

Adam: Vallahi de billahi de yalan söylemiyorum. Ne olur siz bunların ikisinin arasında ilişkiyi bulun. Diye yalvarıyor yakarıyor ve çıkıyorlar.

Dolandırıcıdan Tam kurtuldum derken

Hani bu olayı bize anlatan bir arkadaş vardı, adliyeden çıkar çıkmaz onu arıyor. Ocağına düştüm bana bir avukat lazım. Tanıdığın bir avukat var mı? Bunlar avukatla bir yerde buluşuyorlar. Avukat durumu anlatıyor. Avukat diyor ki: ‘Bak, madem böyle dedi savcı biraz bekleyelim, o ikisinin arasındaki ilişkiyi buluncaya kadar bekleyelim. Bulursa zaten problem yok ama bulamazsa bizi mahkemeye çıkaracaklar o zaman bakarız.’  Bekliyor beklemesine de diken üstünde bekliyor.

Kulağı hep kapıda. Polis zili çaldı çalacak. Böyle aradan günler, haftalar hatta üç aya yakın bir süre geçiyor. Ne arayan var ne soran. Adam biraz rahatladı. Herhalde bunları yakaladılar, ikisinin arasında ilişki ortaya çıktı ben de bu işten sıyırdım galiba diye düşünüyor. Davanın düştüğüne dair belge gelir diye onu beklemeye başlıyor. Dava düştü diye beklerken kapıyı iki kere çalıyorlar. Gelen postacı buna bir zarf uzatıyor: ‘Mahkeme celbiniz var.’ Açıyor zarfı, hakkınızda açılan dava için falan gün mahkemeniz var. Mahkemeye gelmeniz gerekiyor. Hemen avukatı arıyor ve durumu anlatıyor.

Mahkeme günü geliyor ve hakimin karşısına çıkıyorlar. Karşı taraf yok tabi sadece avukat var. Nede olsa o suçlu değil.

Hakim: Kardeşim, sen falan kişiden altmış bin lira almışsın, araba satacağım demişsin ama arabayı teslim etmemişsin. Parayı da geri iade etmemişsin. Üstelik arabayı da bir başkasına satmışsın. Adamlar davacı eğer yeni bir deliliniz yoksa ben seni tutuklamak zorundayım. Çünkü bu ağır bir suç.

Dolandırıcılık Yöntemleri Kitabını Yazdılar

Bizimkinin avukatı çabalıyor, çırpınıyor ama yeni bir delil sunamıyorlar. İkisinin arasında hiçbir ilişkiye rastlamamışlar. Ne bir telefon görüşmesi yapmışlar ne bir araya gelip konuşmuşlar. Aynı yerde bile bulunmamışlar.

Hakim: bak kardeşim: sen iyi birine benziyorsun. Ben seni çok suçlu görmüyorum ancak kanunlar var, kurallar var. Ben bunların dışına çıkamam. Sana bir önerim var. Sen bu parayı ödersen onlar da şikayetlerinden vazgeçerlerse biz bu davayı düşürürüz bir şekilde ama sen de tutarsın karşı tarafı dava edersin ya arabanı ya paranı geri alırsın.

Avukat izin isteyip dışarı çıkıyorlar.

Avukat: hakimin dediği doğru. Yoksa hapse gireceksin, tutuklanacaksın eğer para sende duruyorsa bu parayı verelim karşı tarafta eğer ki davadan vazgeçerse en azından hapse girmekten kurtulursun. Daha sonrada tekrar dava açarız muhtemelen de alırız bu parayı.

Adam mecbur kabul ediyor. Neyse aradan günler geçiyor. Para iade ediliyor, karşı taraf davadan vazgeçiyor ve hakim de davayı düşürüyor. Bunlar daha sonra karşı dava açıyorlar hala dava sürüyor. Ne olacak belli değil karşı tarafı bulabilecekler mi o da belli değil.

Yetmiş beş bin liralık arabayı yetmiş iki bin liraya indirdi neden? Şüphe çekmemek için. Yetmiş iki bin liranın tamamını da dolandırabilirdi ama işi biliyorlar. Öyle yapsa ikinci kişi para falan getirmeyeceği için şüphe çekebilir. Mahkemede şüphe uyandıra bilir.

Hkim mesela davacıya ‘Sen almadın arabanın parasının tamamını niye verdin’ diye sorar. Bunları bile düşünmüşler.

Satıcı dolandırıcılara karşı nerede hata yaptı?

Peki bizim bu satıcı dolandırıcılara karşı hatası neydi sizce? İki tane temel hatası vardı. Birincisi banka hesap numarasındaki o isme dikkat etmemesi. Özellikle soyada dikkat etmiş olsaydı notere gittiklerinde ikinci kişinin soyadının tutmadığını yani kardeş olmadıklarını görecekti ama kardeşiz demişti. Demek ki ortada bir yalan var. Bir diğeri ise buna hata denir mi bilmiyorum.

Noterlerde bir şablon vardır. Falan plakalı aracımı filan kişiye şu paraya sattım parasını da peşinen aldım dersiniz ve altını imzalarsınız. Demek ki bunu da yapmak doğru değil. Deseydi ki oraya falan kişiden şu kadar havale geldi ikinci kişi filan kişiden şu kadar da para aldım demiş olsaydı bunlar başına gelmezdi. Çünkü bunun mahkemede delil olarak sunabilecekti.

Parayı cebinize koymuş olsanız bile arabayı satmadan, neticelendirmeden imza atmayın. Parayı cebinize koysanız bile uçup gidiyor. Arkadaşımızın açtığı dava hala sürüyor. Okuduğunuz gibi dolandırıcılık yöntemleri zamanla yarışıyor ve gelişiyor. Siz uyanık olun bu durumlara düşmeyin!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Adınızı girin